Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

31 Mart 2026 Salı İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Sürekli Eğitim Mi, Yoksa Gelişimi Kaçırma Mı?

E
Yazar Medya
5 dk okuma 25 okunma Yayınlanma: 31 Mart 2026 17:15 Güncelleme: 31 Mart 2026 18:45
Sürekli Eğitim Mi, Yoksa Gelişimi Kaçırma Mı?
Sürekli Eğitim Mi, Yoksa Gelişimi Kaçırma Mı? Foto: Yazar Medya

Mezuniyet Sonrası Endişeler

Son günlerde, son sınıf öğrencileriyle gerçekleştirdiğim bir görüşmede, sohbetlerinin artık notlar veya mezuniyet sınavları üzerine yoğunlaşmadığını, bunun yerine mezuniyet sonrası ne yapacaklarına dair kaygılarını ifade ettiklerini gözlemledim.

Bazı öğrenciler bu kaygıyı ebeveynlerinden yardım isteyerek ifade ederken, diğerleri farklı bir yaklaşım benimsedi. Bir finans öğrencisi ek veri analizi dersleri almayı tercih ederken, bir pazarlama öğrencisi temel programlama eğitimi almaya karar verdi. Mezuniyet sonrası kariyerlerini değiştirmek istemiyorlar, fakat alacakları diplomanın yeterli olmayabileceği endişesini taşıyorlar.

Mezuniyet sonrası iş bulma kaygıları, günümüzde birçok öğrenci için yaygın bir durum haline geldi.

İstikrarsız İş Pazarları

Bu kaygı yalnızca belirli bir gruba ait değil; bir zamanlar güvenli ve istikrarlı kabul edilen meslek yolları artık belirsizlikler barındırıyor. Bugün popüler olan bir meslek alanı, birkaç yıl içinde aşırı doygunluk yaşayabilir. Bir zamanlar avantaj sağlayan beceriler hızla geçerliliğini yitirebilir ve geçmişte kesin olarak kabul edilen bazı durumlar yeniden gözden geçirilmesi gereken konular haline gelebilir.

Demografik avantajlar, belirli bir dönemde nadir görülen fırsatlar sunar. Ancak, bu fırsatları değerlendirmek ya da kaybetmek, günümüzün önemli bir meselesi olarak öne çıkıyor.

Üniversite Dersliklerinde Değişim

Bu değişiklikler, üniversite dersliklerinde de kolayca gözlemlenebilir. On yıldan fazla bir süre önce, ekonomi, bankacılık veya pazarlama gibi alanlar iş dünyasında "altın bilet" olarak görülüyordu; yüksek giriş puanları ve kalabalık sınıflar bu yolların güvenli bir gelecek sunduğu inancını pekiştiriyordu.

Ancak son yıllarda, bu durum hızla değişmeye başladı. Bir zamanlar rağbet gören bu alanlardan mezun olan birçok kişi iş bulmakta zorlanırken, işletmelerin talepleri veri bilimi, teknoloji, yapay zeka ve e-ticaret gibi yeni becerilere kaydı. Bu, "popüler" mesleklerin kısa süreli değer taşıdığını ve gelecekte bu avantajların korunacağına dair bir garantinin bulunmadığını anlamalarına neden oldu.

Vietnam'ın Genç Nüfusu

Tüm bu değişiklikler, Vietnam'ın demografik yapısının nadir bir avantaj sunduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Nüfusun yaklaşık %63'ü çalışma çağında ve bu, 60 milyondan fazla insanı kapsıyor; bu grubun 30 milyondan fazlasını ise 18-35 yaş arası gençler oluşturuyor - büyük, dinamik ve enerjik bir iş gücü.

Ancak yalnızca sayısal avantaj, nitelikle birleşmediği sürece gerçek bir güç oluşturmaz.

Genç nüfusun işsizlik oranı, genel işsizlik oranına göre daha yüksektir ve bu durum dikkatle izlenmelidir.

İşgücü piyasasına bakıldığında, bu durum oldukça belirgin. 2025 yılı için ülke genelindeki işsizlik oranı yalnızca %2,22 civarında; bu, birçok ülkeye göre oldukça düşük bir oran. Ancak 15-24 yaş arasındaki gençler için bu oran %8,64'e yükseliyor ve 2025'in dördüncü çeyreğinde %9'u aşarken, kentsel alanlarda %11'e kadar çıkıyor.

Aynı zamanda, yaklaşık 1,4 milyon genç "üç hayır" durumunda: işsizlik, eğitim ve mesleki eğitim eksikliği yaşıyor; bu da toplam genç nüfusun yaklaşık %10'unu oluşturuyor. Bu rakamları bir araya getirdiğimizde, iş sıkıntısı olmadığını ancak bu işlere uygun insan sıkıntısının bulunduğunu net bir şekilde görüyoruz.

Kırsal ve Kentsel Farklılıklar

Detaylı bir analiz yapıldığında, tablo birden fazla katmanı ortaya koyuyor. Kırsal alanlarda, temel ihtiyaçlardan yoksun gençlerin oranı kentsel alanlara göre belirgin şekilde daha yüksek; genç kadınlar da erkeklere kıyasla daha fazla zorlukla karşılaşıyor. Ayrıca, sayıların çeyrekten çeyreğe düşüş göstermesine rağmen, yıllık trend artış gösteriyor, bu da durumun kısa vadeli bir dalgalanma değil, yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Birçok işletme, pratik beceri eksikliği, uluslararası ortama uyum sağlama yetersizliği ve iletişim veya takım çalışması gibi temel yeteneklerin eksikliği nedeniyle hemen işe alabileceği kişileri bulmakta zorlandıklarından yakınmakta. Dolayısıyla, açık öğrenci sayısında değil, mezuniyet sonrası işe yarayabilecek yetkin insan sayısında bir sıkıntı var gibi görünüyor.

Kariyer Yollarının Değişimi

Geçmişte birçok kişi kariyerini düz bir çizgi olarak hayal ederdi – belirli bir alanda eğitim almak, mezun olmak ve o meslekte uzun süre çalışmak gibi. Ancak günümüzde bu yol daha karmaşık hale geldi; birçok birey birkaç yıl çalıştıktan sonra kariyer değiştiriyor ve yeni yetenekler, eğitim hızından daha hızlı bir şekilde ortaya çıkıyor.

Artık mesele, doğru mesleği baştan seçmek değil, bir kişinin kariyeri boyunca kaç kez yeniden öğrenebileceği haline geldi.

Bu noktada, Genel Sekreter To Lam'ın "Gençlik ve Ülkenin Geleceği" başlıklı makalesinde vurguladığı "yaşam boyu öğrenme" gerekliliği oldukça somut bir hale geliyor; çünkü öğrenmeyi bırakmak, değişim sürecinin dışında kalmak anlamına geliyor.

Etiketler

#mezuniyet kaygıları #kariyer gelişimi #iş pazarları #finans eğitimi #programlama dersleri #üniversite değişimi #meslek yolları #demografik avantajlar

Videolar