Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

4 Şubat 2026 Çarşamba İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

İşsizlik Seviyesi Beklentileri Aşmaya Devam Ediyor

E
Yazar Medya
5 dk okuma 78 okunma Yayınlanma: 1 Şubat 2026 12:26 Güncelleme: 4 Şubat 2026 02:52
İşsizlik Seviyesi Beklentileri Aşmaya Devam Ediyor
İşsizlik Seviyesi Beklentileri Aşmaya Devam Ediyor Foto: Yazar Medya

İşsizlik Oranındaki Beklenmedik Düşüş

İtiraf etmem gerekirse, işsizlik oranının 2025 yılını bu kadar düşük bir seviyede kapatabileceğini düşünmemiştim. Hiçbir ekonomik uzman ve kurum da bu durumu öngörememişti. 2025–2027 Orta Vadeli Programı'ndaki tahminler bile yüzde 9.6 seviyesindeydi. Ancak, işsizlik oranı büyük bir sürprizle Aralık 2025'te yüzde 7.7’ye düştü. Sıkı para politikasının uygulandığı bir ortamda işsizlik oranının azalması nadir görülen bir durumdur.

2025 yılında işsizlik oranı beklenmedik bir şekilde düştü.

Ancak, işgücü verilerinin detaylarında dikkate alınması gereken iki önemli nokta var. İlk olarak, 2022–2023 döneminde ortalama haftalık çalışma süresi 44.2 saatken, 2024–2025 döneminde 42.9 saate gerilemiştir.

Çalışma Süresindeki Düşüş ve İşgücü Katılımı

Bu durum iki olasılığı işaret edebilir: Yeni açılan işlerin büyük bir kısmı yarı zamanlı olabilir ya da bazı firmalar, işlerin daha az aktif olduğu dönemlerde fazla mesai ve vardiya sayılarını azaltmış olabilir. İkinci bir önemli nokta ise işgücüne katılım oranında yaşanan düşüştür. Bu nedenle işsizlik oranı sadece yeni iş fırsatlarının yaratılmasıyla değil, aynı zamanda bazı bireylerin iş aramaktan vazgeçip piyasadan çekilmesiyle de azalmaktadır. Gençlerin çalışma hayatına katılma konusundaki isteksizlikleri, bu düşüşü daha da önemli kılıyor. İşsizlik oranlarının daha sağlam ve istikrarlı bir biçimde düşük seviyelerde kalabilmesi için çalışma koşullarını daha cazip hale getirecek önlemler alınmalıdır.

Yatırım ve İstihdam Sorunları

Şirketler işgücü maliyetlerinden şikayet ederken, gençler de düşük satın alma gücünden rahatsızlık duyuyor. Bu durum bir çıkmaz gibi görünse de, çözüm yolları mevcuttur. Burada, üzerinde durulması gereken bir nokta, ekonomik faaliyetlerin büyük şehirlerde yoğunlaşmasının önüne geçerek Anadolu'da yeni cazibe merkezleri oluşturmaktır.

Büyük şehirlerdeki yaşam maliyetleri hızla artıyor, bu da gençleri zor durumda bırakıyor.

Sanayi ve hizmet sektörlerinde üretimin belirli şehirlere sıkışması, istihdam ve ekonomik gelişimi olumsuz etkiliyor. Büyük şehirlerde yaşam maliyetleri hızla yükseliyor. Uygun koşullarda kiralık bir yer bulmak bile oldukça zorlaşıyor. Kamu ve özel sektör yatırımları bu şehirlerde yoğunlaşınca, birçok insan -özellikle gençler- bu merkezlerden kopamıyor. Ancak şehirler, yaşam maliyetleri açısından zorlayıcı bir hal alıyor.

Reel sektör, yatırım yapma isteği olduğunu; fakat büyük şehirlerdeki yüksek arsa fiyatlarının yatırım maliyetlerini artırdığını ifade ediyor. Hem şirketler hem de çalışanlar için alternatif şehirlerin cazibesini artırmamız gerekiyor. Bu doğrultuda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı'nın ilk aşamasında Samsun–Mersin hattında yer alan 13 şehirde toplamda 16 yeni sanayi yatırım alanı belirlenmiştir. Bu alanların mevcut organize sanayi bölgelerinin toplam büyüklüğünün yaklaşık 11 katına ulaşması hedefleniyor.

Yeni Yatırım Alanlarının Önemi

Farklı şehirlerde yatırım alanlarının oluşturulması, arazi maliyetlerinin düşmesini sağlayacaktır. Ayrıca, deprem riski açısından üretim yoğunluğunun ülke genelinde dağıtılması açısından da bu yaklaşım değerlidir. Ancak yalnızca yatırım alanı açmak yeterli değildir. Aynı zamanda bu şehirlerin, yeni bir aile kurmayı planlayan gençler için eğitim, sağlık ve sosyal imkanlar açısından cazip yaşam merkezlerine dönüştürülmesi gerekmektedir.

Altın Fiyatlarındaki Düşüş

Bir süredir altın fiyatları durmaksızın yükseliyordu. Ancak hafta sonuna yaklaşıldıkça belirgin bir düşüş yaşandı. Altındaki bu gerilemenin arkasında kâr realizasyonu etkili oldu. Ayrıca, Jerome Powell'ın ardından Fed başkanlığına kimin geçeceği konusundaki belirsizliğin bu hafta netleşmesi, altın fiyatlarını etkileyen bir faktör oldu. Finans piyasalarının en çok endişe duyduğu isimlerin Fed'in başkanlık koltuğuna oturmayacağı belli oldu. Kevin Warsh, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Fed Başkanı olarak aday gösterildi. Warsh, Trump’ın ekonomi anlayışına yakın bir profil çizmektedir. Ancak daha önceki adaylara göre piyasalar tarafından daha fazla kabul gören bir isim. Piyasalar, Warsh'ın para politikasında makul bir yaklaşım sergileyeceğini ve ekonomik koşullar gerektirdiğinde fazla agresif bir faiz indirimi döngüsüne girmeyeceğini düşünüyor. Daha öngörülebilir bir para politikası beklentisi, altın talebinin azalmasına neden oldu. Bu durum, kâr realizasyonu eğilimleriyle birleşince altın fiyatları geriledi.

Bu gelişmelere rağmen, altın talebi konusunda aceleci yorum yapmaktan kaçınmalıyız. Warsh'ın faiz indirimlerine yönelik tutumu dikkatle izlenmelidir. Eğer ilk birkaç toplantıda alınacak faiz kararları Trump'ı tatmin etmezse, Fed ile Beyaz Saray arasındaki gerilim yeniden tırmanabilir. Altın fiyatları sadece Fed'in faiz kararlarına bağlı değildir. Trump'ın İran'a yönelik tehditlerinin askeri bir operasyona dönüşüp dönüşmeyeceği de kritik bir faktördür. ABD'de kasım ayında gerçekleşecek ara seçimlerin sonuçları da altın yatırımcıları tarafından yakından takip edilecektir. Warsh ile Trump arasındaki olası bir gerginlik, ABD'nin İran'a karşı sert bir operasyon düzenlemesi ve Cumhuriyetçilerin ara seçimlerden zaferle çıkması gibi senaryolar, altın talebini yeniden artırabilir.

Etiketler

#işsizlik oranı #ekonomik uzmanlar #işgücü verileri #çalışma süresi #işgücü katılımı #gençlerin istihdamı #para politikası #2025 tahminleri

Videolar