Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi (ETKİM), eğitimde dijital dönüşümün rotasını belirleyen yeni bir yapı olarak öne çıkıyor. ODTÜ Teknokent’te faaliyet gösteren merkez, eğitim teknolojilerini yalnızca teknik açıdan değil; pedagojik, etik ve sahaya uygunluk kriterleriyle ele alıyor.
Öğretmenin iş yükünü azaltmayan, öğrenme sürecini derinleştirmeyen ve sınıf ortamında karşılık bulmayan uygulamaların elenmesi; sahada fayda üreten, ölçülebilir etki yaratan çözümlerin ise desteklenmesi hedefleniyor. Bu yönüyle merkez, yalnızca bir Ar-Ge alanı değil, eğitim teknolojileri için bir değerlendirme ve yönlendirme noktası olarak konumlanıyor.
Bakan Tekin: “Eğitim, hassasiyetle ele alınması gereken bir emanettir”
ETKİM’in düzenlediği “Ekosistem Buluşması” programında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, teknolojiye yaklaşımda sorgulayıcı ve sahaya dayalı bir bakışın önemine dikkat çekti.
Bakan Tekin, “İhtiyacımız olan şey, teknolojiye hükmetmeden önce onu anlamaya çalışan, sahayı dikkate alan ve eğitimin özüne odaklanan bir muhakeme anlayışıdır. Eğitim, çocuklarımızın zihnine ve vicdanına dokunan bir emanettir. Bu alanda alınan her karar, kendi evlatlarımız için gösterdiğimiz hassasiyetle değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Kararlar sahadan beslenecek
ETKİM, öğretmenlerin sınıf içi deneyimlerini, üniversitelerin akademik birikimini, girişimcilerin yenilikçi çözümlerini ve kamu politikalarını aynı ekosistemde bir araya getiriyor. Merkezin çalışma modelinde, sahadan elde edilen veri ve tecrübenin doğrudan ürün geliştirme süreçlerine ve karar mekanizmalarına yansıtılması esas alınıyor.
Veri güvenliği ve yerli çözümler ön planda
Merkezin öncelikleri arasında veri güvenliği ve mahremiyet önemli bir yer tutuyor. Öğrenci ve öğretmen verilerini koruyan, şeffaf ve denetlenebilir sistemler desteklenirken; yerli yazılım ve yerli içerik geliştiren girişimlerin teşvik edilmesi hedefleniyor.
İnsanı merkeze alan yaklaşımıyla ETKİM, eğitim teknolojilerinde yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin uzun vadeli eğitim vizyonunu şekillendirecek stratejik bir yapı olarak görülüyor.