Üreticilerin Endişeleri Artıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 milyar TL tutarında temel planlı üretim desteği ve 150 bin küçükbaş projesi hakkında yaptığı açıklamalarla geçmiş ve gelecekteki desteklerin yeterliliği konusunda üreticilerin beklentilerini karşılayamıyor. Erdoğan, çiftçilerle düzenlenen iftar programında, tarımsal üretimde destek eksikliği yönündeki eleştirileri yanıtladı. “Tarıma destek verilmediğini iddia edenlerin bu rakamları dikkatlice dinlemesini tavsiye ediyorum” diyen Erdoğan, geçtiğimiz yıl tarım sektörüne sağlanan toplam kaynağın 706 milyar TL olduğunu ve 2026 için bu rakamın 939 milyar TL’ye ulaşacağını belirtti. Ayrıca, Türkiye’de 606 farklı tarım ürününün yetiştirildiğini ifade ederek, “Birçoğunda kendi ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz” dedi. Ancak bu bilgiler, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler için bir anlam taşımıyor. Tüketiciler ise gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle zor bir dönem geçiriyor.
Çiftçi Tepkisi
Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, Erdoğan’ın açıklamalarına karşı çıkarak, “Doğru söylemiş. Bitirilen tarımsal üretim değil, aile tarımı yapan çiftçiler” diyerek eleştirilerini dile getirdi. Çobanoğlu, tarımsal üretimin büyük şirketler tarafından kontrol altına alındığını ve üretim sürecinin tamamen sermaye odaklı hale geldiğini vurguladı. Ayrıca, şunları ekledi:
- “Erdoğan, çalışan nüfus içindeki çiftçi ve köylü oranının her geçen gün nasıl azaldığından bahsetmiyor.”
- “Borçları nedeniyle traktör ve tarım aletleri satmak zorunda kalan çiftçiler var.”
- “Verilen desteklerin şartlara bağlı olduğu, sertifikalı tohum kullanmayanların destekten yararlanamayacağı unutulmamalıdır.”
Ekonomik Gerçekler ve Tepkiler
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, tarım sektörünün 2025 yılının son çeyreğinde yüzde 12.7 oranında küçüldüğünü ve Türkiye’nin gıda enflasyonunun zirveye ulaştığını hatırlatarak, çiftçilerin kredi borcunun Aralık 2025 itibarıyla 1 trilyon 239 milyar TL’ye çıkacağını belirtti. Suiçmez, Erdoğan’ın açıklamalarına karşı şu tepkileri dile getirdi:
“Temel ürünlerde kendimize yeterlilik oranlarımızın düştüğü bir ortamda, ithalatla arz açığının kapatılmasına devam ediliyor. Kuraklık, don, hastalık ve diğer doğal afetler karşısında ek ekonomik ve tarımsal paketlerin açıklanmadığı bir süreçte, desteklerin geç verilmesi ve girdi maliyetlerinin artması gibi sorunlar göz ardı ediliyor. Çiftçi borçları yapılandırılmadığı sürece, sulama yatırımlarının da yetersiz kalması ve tedarik zincirinin kısaltılmaması gibi durumlar, tarımda büyüme ve yeterlilik konularında bizlere masallar anlatılmasına neden olmaktadır.”
IMF Politikaları Üzerine Eleştiriler
Siyasi iktisatçı İnan Mutlu, ekonomi programının detaylarına dikkat çekerek, “Tipik IMF programlarının klasik politikalarından biri olan tasarruf adı altında çiftçi desteklerinin oranının düşürülmesi” gerektiğini ifade etti. Mutlu, “2024 sonrası bu oranın yüzde 1’in altına düşeceği öngörülüyordu, ancak 2025’te gerçekleşen oran yüzde 1.1 oldu. Bu nedenle, şişirilmiş destek rakamları gerçeği yansıtmıyor. Devlet tarımı desteklemediği sürece, ucuz gıdaya erişim imkânsız hale geliyor. AKP, tarımda en büyük zararı veren partidir. Merkez Bankası’nın yüzde 5 enflasyon hedefi ne kadar yakınsa, ucuz ve kaliteli gıdaya erişim de o kadar yakın olacaktır.” şeklinde konuştu.